Fenerbahçe Haberleri

magix_logo_120_60 Gezisitesi yurtici_234x60 Image Banner

Piyonlar Belli Şah Kim ?

2011_papazincayiri

Ali Koç'un basın toplantısından sonra çarşı yine karıştı. Birbirleriyle Ağustos ayında çok iyi geçinen yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen TFF ve UEFA şimdi birbirlerini yalanlamaya başladılar.
Bu soruşturmanın salt hukuki nedenlerle açıldığını, futbolu temizlemek gibi yüce bir amaca hizmet ettiğini hala düşünen gerizekalılar vardır zaten ülkemizde bolca var onlardan, ama geldiğimiz nokta artık bu soruşturmanın piyonlarının kellesini almakla değil bu piyonları sahaya sürenlere, topyekün savaş ilan edenlere sesini yükseltmekle olur.

3 Temmuz'dan bu yana Fenerbahçe'ye reva görülen muamele Fenerbahçe'nin popüler bir figür olmasıyla, nefret öznesi haline getirilmesiyle falan açıklanamaz. Medya, yargı, emniyet, federasyon ağlarıyla önceden dizayn edilmiş kusursuz bir tenkil harekatı çizilmiştir. Aziz Yıldırım'ın evinden silah çıkmış intibası veren kaseti bu ülkenin Emniyeti hazırlamış, eşgal fotografını bu ülkenin emniyeti sızdırmış, soruşturmanın 2. günü 19 maçta şike tespit ettik diye kesin hükmü yine Emniyet vermiş, bu ülkenin medyası 3 Temmuz Pazar öğleden sonra Fenerbahçe'yi küme düşürmüş, kamuoyu algısı yaratmak için o güne kadar adını duymadığımız adamlar her Allah'ın günü televizyona çıkmış, bugün hepsi fos çıkan para alıp vermeler, siyah çantalar, Mini Cooper'lar inkar edilemez delil diye önümüze konulmuş, Federasyon eliyle de kurmaca bir "Uefa istedi valla"operasyonuyla şimdilik son nokta olan Şampiyonlar Ligi hakkı Fenerbahçe'nin elinden alınmış.

Gelip bütün bu sürec sonunda ; -medya eliyle linci, emniyet eliyle manipülasyonu, yargı eliyle hukuksuzlukları -sonunda işi getirip iki tane maşanın istifasıyla tatmin olacaksak bunun adı Pirus zaferi olur. Lütfi Arıboğan ve İlhan Helvacı herhalde kafa kafaya verip "abi biz şu Fener'in yerine Trabzon'u gönderelim" demediler. Birilerinden icazet alarak kuvvetle muhtemel siyasi iradeninde onayıyla böyle bir operasyonu yaptılar. Ali Koç dahil Fenerbahçe yönetimi bu adamların herşeyden bağımsız bu işi kendi işgüzarlığıyla yaptıklarına inanacak kadar saf mı ?
Gerçekten M.Ali Aydınlar'ın Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi'nden men edilmesi sonrası Trabzon'un Şampiyonlar Ligi'ne alındığını öğrendiğinde "haberimiz yoktu bizim için de sürpriz oldu" demecine inanıyorlar mı ?

Basın toplantısında bu adamların iplerinin kimin elinde olduğunu, Lütfi Arıboğan'ın bulunmaz hint kumaşıymış gibi o federasyon yönetiminden bu federasyon yönetimine nasıl her devrin adamı şeklinde neden ve kimler tarafından alındığını sorgulamak gerekmez miydi ?

Ayrıca şunu anlamıyorum Fenerbahçe kendisini UEFA'ya karşı bırakın savunmayı ihbar eden, ispiyonlayan, hakkında nihai hüküm olmadan karar veren bir federasyonun tertip ettiği bir ligde neden hala oynamaktadır? Fenerbahçe'yi Şampiyonlar Ligi'nden men eden irade Fenerbahçe'nin yarıştığı bir ligi nasıl adil yönetebilir?

Fenerbahçe aleyhine lobi yapmış bir Federasyon iddianame sonrası nasıl Fenerbahçe hakkında adil bir karar verebilir? Sorun Federasyon'un istifasıyla Ahmet'in gidip Mehmet'in gelmesiyle falan değişmeyecek. Mesele Federasyon'un üstündeki ellerin değişmeyecek olması. Federasyonun bir üyesinin iki üyesinin değil Federasyon'un bir kavram olarak futbol üstündeki siyasi vesayet rejiminin bir aracı haline getirilmesi.

Fenerbahçe'nin bütün bu olanlara rağmen bu işlerin siyasi sorumlularına hiç bulaşmamasını, olayı "Galatasaraylılar bizi ihbar etti noktasına getirip bunla yetinmelerini ve bu işin siyasi vebalini alanlarla hala iyi geçinmeye çalışmasını ben bir Fenerbahçeli olarak içime sindiremiyorum.
Ben Fenerbahçe yönetiminin Şampiyonlar Ligi hakkı elinden alınıp Trabzon'un Şampiyonlar Ligi'ne gönderileceğinin açıklanmasından 10 saat sonra Sadri Şener'in yurtdışına çıkış yasağının kaldırıldığı bir ülkede ortalığı ayağa kaldırmayıp yargıya güveniyoruz geyiğine girmesini de içime sindiremiyorum. Fenerbahçe geldiği noktada Galatasaray'a Beşiktaş'a meydan okuyarak hayatta kalamaz, Fenerbahçe bütün bu 3 Temmuz sonrası memleketin bütün kurumlarının koalisyonuyla neden lince uğradığını, Devlet Televizyonu'nun Serhat Ulueren'in bilirkişiliğine başvurup kendisini neden suçlayan yayınlar yaptığını aynı programda "diğer takımlar hakkında da iddialar ve dosyalarımız var ama programımız yetmedi ne yapalım artık haftaya da onları konuşuruz" tadındaki sözlerinin hesabını bu işin piyonlarına değil siyasi sorumlularına sormadıkça başı yerden kalkmaz.

Yöneticilerin hükümet bağlantılı ekonomik bağlantılarını, siyasi güçle ters düşmeme özenini anlamaya çalışıyorum, dolayısıyla Türkiye gibi ekonominin siyasete bağımlı olduğu bir ülkede kimsenin kendini riske etmek istememesi anlaşılabilir ama göz göre göre savaş ilan edilen bir kulübün de artık piyonlarla değil şahlarla uğraşması lazım. Fenerbahçe yönetimi bunun kararını versin piyonların kellesini alarak gece rahat uyuyabileceklerse bir sözüm yok eğer şahlara da seslerini yükseltebilecek güçleri varsa o sesi sahipsiz bırakmayacak milyonlarca Fenerbahçeli var. bunu bilsinler.

Kaynak: papazincayiri.blogspot.com


Sporena converse3 Image Banner
http://www.akademisulama.com/
2011-2012 Sezonu Golcüler Maç Gol
Alexsandro de Souza (Alex)
29 14
Miroslav Stoch
28 10
Henri Bienvenu
30 7
Cristian Baroni
32 6

CAS Davasından Çekilmemiz Doğru mu?

Hayır - 62%
Evet - 38%
Bu anket sona ermiştir.
Fenerbahçenin resmi sitesi Fenerbahçe TV Fenercell Fenerbahçe Kart Fenerbahçe Dergisi Fenerbahçe Fenerium

Üye Ol - Yasal Haklar - İletişim

Copyright © FenerSK.com 2012

Bilgilerin doğruluğunun kontrolü kullanıcıların kendi sorumluluğundadır.
Oluşabilecek hatalardan, maddi ve manevi zararlardan www.fenersk.com sorumlu tutulamaz.